
Üzerinden 1 yıl geçti...Gittim gideli o kadar boş, o kadar müsaittim ki yazmaya...ama nedense gitmedi elim...yazamadım
Neler değişti? Aslında pek bişey değişmedi. (Aldığım kiloları saymazsak:) ) Kafam hala serüvenimin başladığı günlerde olduğu gibi karışık. O kadar yaşadığım değişiklik içerisinde hala kendime bir yer bulmaya çalışıyorum. Sanıyorum bulana kadar da hayatımı askıya almış gibiyim. Uzaktan izliyorum, müdahele edemiyorum.
Neler değişti? Aslında pek bişey değişmedi. (Aldığım kiloları saymazsak:) ) Kafam hala serüvenimin başladığı günlerde olduğu gibi karışık. O kadar yaşadığım değişiklik içerisinde hala kendime bir yer bulmaya çalışıyorum. Sanıyorum bulana kadar da hayatımı askıya almış gibiyim. Uzaktan izliyorum, müdahele edemiyorum.
03.03.2009 tarihinde Almanya'ya Münih Havaalanından giriş yaptım. Pasaport kontrolünde çalışan polis kendisiyle Almanca konuşmam gerektiği konusunda benimle kısa(!) bir görüşme yaptı. Pek hoş bir konuşma olduğunu söyleyemicem, ki az kalsın ülkeye giriş yapmadan geri dönüyordum :))) Çağatay'ın arkadaşlarından, Fabrikaya giden 2 kişi beni Giengen'e, Çağatay'ın misafirhanesinin olduğu yere götürdü. Almanya otobanı aynen İstanbul-Çerkezköy arasındaki otobana benziyordu. Arabadakiler Türktü, henüz hiçbirşey anlamamıştım, sadece Çağatayı çok özlemiştim ve biran önce onu görmek istiyordum.
Yaklaşık 2 saat sonra otele geldik. Kocacığım beni bekliyordu. Uzun süren özlem bitmişti, artık Almanyadaydık.
Yaklaşık 2 saat sonra otele geldik. Kocacığım beni bekliyordu. Uzun süren özlem bitmişti, artık Almanyadaydık.
Çağatay aylarca aradığı evi sonunda bulmuştu. Ev Tuna nehrinin ortadan ikiye böldüğü Ulm şehrinin Neu-Ulm yakasında, nehre 2 dakika tren istasyonuna ise yürüme mesafesinde, şehir merkezinde, 4 odalı, balkonsuz, MUTFAKSIZ :) , şirin bir ev... Evi ilk görmeye gittiğimde pek hoş bir durumu yoktu, henüz tadilat bitmemişti ve ertesi gün taşıma şirketi gelecekti. Çağatay'ın uğraşları sonucu taşınma işini 1-2 gün daha erteleyerek bu sorunu çözdük.
Eve taşınana kadar misafirhanede kaldık. Ama ben dışarı çıkmaya o kadar çok korkuyordum ki Çağatay'ın çalıştığı zamanlarda vaktimi hep odada geçirdim. Neden mi korkuyordum? inanın bilmiyorum...Korkak kediler gibi odanın penceresinden dışarı bakıyordum. Dışarısı çok soğuktu, kar yağmıştı ve hafif hafif de atıştırıyordu. Ama odanın içi gayet güzeldi. Fabrika bize o ay bir araba kiralamıştı. Çağatay gelince beni dışarı çıkardı. Ona çok garip geliyordu benim eve kapanıp kalmam. Bilmiyordu ki aslında ben bütün cesareti kendinden alıyordum. Aslında bu kadar değişiklik bile benim için çok fazlaydı. Sadece yanımda o var diye bu kadar şeye cesaret edebildiğimi bilmiyordu.
Eve taşınana kadar misafirhanede kaldık. Ama ben dışarı çıkmaya o kadar çok korkuyordum ki Çağatay'ın çalıştığı zamanlarda vaktimi hep odada geçirdim. Neden mi korkuyordum? inanın bilmiyorum...Korkak kediler gibi odanın penceresinden dışarı bakıyordum. Dışarısı çok soğuktu, kar yağmıştı ve hafif hafif de atıştırıyordu. Ama odanın içi gayet güzeldi. Fabrika bize o ay bir araba kiralamıştı. Çağatay gelince beni dışarı çıkardı. Ona çok garip geliyordu benim eve kapanıp kalmam. Bilmiyordu ki aslında ben bütün cesareti kendinden alıyordum. Aslında bu kadar değişiklik bile benim için çok fazlaydı. Sadece yanımda o var diye bu kadar şeye cesaret edebildiğimi bilmiyordu.
Bir haftaya kalmadan evime taşındım. Evi üç yabancı adam taşıdı, iyi iş çıkardılar ama evde mutfak olmadığı için herşey darmadağınık bir şekilde ortalığa saçıldı. 1 ay boyunca sipariş ettiğimiz mutfağın gelmesini bekledik. Bu arada yemeklerimizi nerde mi yedik??? Ulm'de babamın halasının oğlu olması (Nihat abiler) her açıdan bizim şansımızdı. Benim Almanya'ya uyum sağlamam hep onlar sayesinde oldu.Sonuç olarak benim kendi evime yerleşmem 1 buçuk ay sürdü. Neyse ki yerleştim. Herşeyi oturttuktan sonra 4 ay boyunca her sabah 8 de kalkıp Almanca kursuna gittim. Saat 1 de eve dönüyordum, ev işi, ödevler, internet falan derken Çağatay geliyordu, böylece Almanya'daki ilk zamanlarımda vaktimin çoğunu oyalanarak geçirdim.
Sonra ne mi oldu? Sanırım alıştım. İnsan herşeye alışıyor işte. Boşluğa alışıyor, yanlızlığa, hatta aldığı kilolara...Şimdi düşünüyorum da, ne kadar yoğun yaşıyordum. O zamandan bu zamana ne değişti??? Hala anne olamadım, tam 6 kilo aldım, bel ağrılarım aşırı derecede arttı. Mutlu muyum? Buna şükür....Her zamanki gibi... Buna şükür...
1 seneyi böyle özetleyebilirim. 365 gün birkaç satıra sığabiliyorsa pek de bişey yaptığımı söyleyemem. Bekliyordum, hala bekliyorum. Neyi mi? bilmem?
1 seneyi böyle özetleyebilirim. 365 gün birkaç satıra sığabiliyorsa pek de bişey yaptığımı söyleyemem. Bekliyordum, hala bekliyorum. Neyi mi? bilmem?



