Öteki yarım gideli nerdeyse 1 ay oldu. 1 ay bazılarımız için her ne kadar kısacık bir süre olsa da benim için sanki koca bir yıl gibi geldi. Kafamda ülkeden ayrılmadan önce yapmam gerekenlerin listesi, ordan oraya savruldum durdum. Yapmadıklarım yapamadıklarıma karıştı, hepsi bir sonrakine bağlı olarak sürekli önem sırası yer değiştirdi….
İlacımı bıraktım bırakalı tahmin ettiğim gibi ağrılarım biraz daha arttı. Eskiden yürüyüşümün ne kadar yalpa olduğunu fark etmeyen insanlar artık fark eder, sorar ve bana üzülür oldu. Gebelik konusuna gelince, bu ay maaşımın büyük bir çoğunluğunu Güven Hastanesine ve dişçime verdim. Neyseki test sonuçlarım kötü çıkmadı ve dişlerim sandığım kadar felaket bir durumda değildi. Doğum öncesi tetkikleri bitirmiş bulunmaktayım. Artık gerisi Allah’a kalmış….
Almanya’da yerleşim konusu hala büyük bir soru işareti ama en azından sarfedilen çabaya saygı duymak lazım. İnternet sitelerindeki evleri, gazete küpürlerindeki terimleri ve Ulm sokaklarını ezberlemiş bulunmaktayım. Ama inanıyorum ki biryerlerde bize uygun bir ev var ve vakti gelince biz onu bulup tutacağız.
Eşyalarımın bir kısmını gelecek hafta sonu taşıma şirketi paketleyecek. Yurtdışına götürmeyeceğim kısmını da yavaş yavaş görümcemle birlikte paketleyip küçük odaya istifliyoruz. Taşıma şirketi 20 günde eşyaların Almanya’ya gideceğini söyledi. İnşallah o zamana kadar o biryerlerde bizi bekleyen evi bulabiliriz.
Daha birçok soru işareti var. Hem aklımda hem yaşantımda hem de etrafımda bensiz dönen şu dünyada…Cevabını arayıp da bulamadığım, sorusunu bulup da soramadığım, yoluna koyamadığım….Sanıyorum o karman çorman yaptığım, düğüm düğüm olduğunu düşündüğüm ipin ucunu arıyorum. Tutup çekince her şey kendiliğinden oluverecek.
Hayatımı bir yabancı gibi dışarıdan izliyorum. Ben de herkes gibi bekliyorum…..



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder