14 Şubat 2009 Cumartesi


AYRI GECIRDIGIMIZ BIR SEVGILILER GUNU DAHA...

Ben de seni seviyorum sevgilim...

(2000km uzakta olsan da..)

11 Şubat 2009 Çarşamba

Almanya’da ev nasıl kiralanır?

Öncelikle ev kiralayacak olan kişinin mutlaka Almanya’ya gitmesi gerek, :) ki bu en kolay aşama… Ev buluncaya kadar Almanya’da konaklamak için bir yer şart olduğundan ya otel ya da misafir evi gibi bir çatı altı ayarlanması gerekir. Tabi bunun için mevcut bütçenden belirli bir miktar para ayrılması şarttır.
Birinci aşamayı kolayca geçtiniz mi, o zaman internetten

( http://www.immobilienscout24.de, www.immowelt.de, www.immobilien.de, www.privatimmobilien.de )
ya da gazeteden ( http://anzeigen.suedwest-aktiv.de )
oturmak istediğiniz eyaletteki ilanlara bakılır. Eğer almanca biliyorsanız kendiniz, İngilizce biliyorsanız İngilizce bilen bir emlak danışmanı vasıtasıyla beğendiğiniz ev sahibinden evi gezmek için randevu alırsınız. (bu arada Türkçeden başka bir dil bilmiyorsanız dil bilen bir arkadaş edinmek durumundasınız yoksa haliniz harap :))) )
Çok kolay sandınız di mi….hayır maalesef kolay değil…henüz bitmedi çünkü….
1- Evler ve odaları çok şekilsiz, şekli güzel evler de çok pahalı…(şöyle örnek vermek gerekirse baktığımız 2 oda (40m2) evler 500 eurodan, 3 oda (60m2) evler 600 eurodan başlıyordu)
2- Soğuk kira (kaltmiete) ve sıcak kira (warmmiete) diye terimler var. Ayrıca yan giderler (nebenkosten) diye bir terim daha var. Soğuk kiraya heiskosten(ısınma giderleri) ve nebenkosten binince zaten bi dünya para ediyor.
3- Evlerin çoğunda mutfak yok, çıkan kiracı mutfağını da birlikte götürüyor. (Dolaplar + tezgah + lavabo + evyeler… kısaca komple mutfak yok) ama bazen çıkan kiracıyla anlaşıp mutfağı da satın alabiliyorsun.
4- Her şey bir yana ev gezmekten bıktınız, artık bir ev bulayım da oturayım diyorsunuz, ev sahibine tamam ben bu evi tutuyorum diyorsunuz. Ev sahibi kimi beğenirse ona kiralıyor evini. Nasıl mı? Evi görmeye 6-7 kişi birden geliyor. Herkes ev görme kağıdı imzalıyor, adını-mesleğini-iletişim numarasını ve aciliyet durumunu yazıyor.Ev sahibi en son listeyi inceleyip kimi beğenirse evi ona kiralıyor.
Evet herkesin kolayca tahmin edebileceği gibi, sevgili kocam bu aşamalardan teker teker geçmiş olmasına rağmen hala kafamızı sokabileceğimiz güzel bir ev bulamadı. Bunda benim de zor beğenen biri olmamın etkisi var ama evi beğensem bile ev sahibi evi bana vermiyor ki…

to be continued….

5 Şubat 2009 Perşembe

Geçen gün tahlil sonuçlarımı Güven Hastanesinin tek bayan doktoru Hafize Hanıma götürdüm. Daha ilk günden kendisi hakkındaki düşüncelerim pek iyi olmasa da birkaç hafta gitmeye devam edip, sürekli araştırmlar yaptım.geçen diyalog şu şekilde:

- Doktor hanım tahlil sonuçlarım çıktı.
- Evet Zafercim gel otur bakalım.
(kağıda baktıktan sonra)
Sonuçların gayet iyi, hiçbir sorun yok.
-Nasıl yani ilaç kullanmama gerek yok mu?
-(kağıda tekrar bakar) hmm ama sen kansızsın...bu şekilde hamile kalamazsın.
hangi ilçaları kullanıyorsun?
(???? nasıl yani az önce tahlil sonuçlarım iyi değil miydi, hani sorun yoktu?)
-hiçbir ilaç kullanmıyorum.
-e sen kullan, kansızlık için bir ilaç kullan.
-tamam kullaniiim, ne önerirsiniz?
-folbiol kullan iyi gelir. Folik asit için hergün 1 tane kullan.
-neye iyi gelir? kansızlığa mı, demir eksikliğine mi folik asit eksikliğine mi?
-hepsine hepsine.
-o zaman bir kağıda yazın da aklımda kalsın.Reçete falan yazmayacak mısınız.
-oluuur yazayım.(kağıdı alır, ilacın ismini yazar ve kaşesini basıp imzalar.)
-peki iyi akşamlar ????

Nihayetinde doktora zorla reçete yazdırdım ve sonuçlarımın iyi mi kötü mü olduğunu internet araştırmalarım, başka doktorlara sormam ve sonuçları kardeşime fakslamam sonucu öğrenmiş bulunmaktayım.Ama hala söz konusu doktorun ne işe yaradığı konusunda hiç bir fikrim yok. Şu an Folbiol kullanıyorum. Üzerinde kansızlığa karşı folik asit takviyesi yazıyor. Umarım iyi gelir....

Not: Güven Hastanesi Kadın Doğum Bölümündeki Dr. Hafize hnm'ı da şiddetle önermiyorum.

2 Şubat 2009 Pazartesi

SÜREÇ ÇOKTAAAN BAŞLADI….


Öteki yarım gideli nerdeyse 1 ay oldu. 1 ay bazılarımız için her ne kadar kısacık bir süre olsa da benim için sanki koca bir yıl gibi geldi. Kafamda ülkeden ayrılmadan önce yapmam gerekenlerin listesi, ordan oraya savruldum durdum. Yapmadıklarım yapamadıklarıma karıştı, hepsi bir sonrakine bağlı olarak sürekli önem sırası yer değiştirdi….

İlacımı bıraktım bırakalı tahmin ettiğim gibi ağrılarım biraz daha arttı. Eskiden yürüyüşümün ne kadar yalpa olduğunu fark etmeyen insanlar artık fark eder, sorar ve bana üzülür oldu. Gebelik konusuna gelince, bu ay maaşımın büyük bir çoğunluğunu Güven Hastanesine ve dişçime verdim. Neyseki test sonuçlarım kötü çıkmadı ve dişlerim sandığım kadar felaket bir durumda değildi. Doğum öncesi tetkikleri bitirmiş bulunmaktayım. Artık gerisi Allah’a kalmış….

Almanya’da yerleşim konusu hala büyük bir soru işareti ama en azından sarfedilen çabaya saygı duymak lazım. İnternet sitelerindeki evleri, gazete küpürlerindeki terimleri ve Ulm sokaklarını ezberlemiş bulunmaktayım. Ama inanıyorum ki biryerlerde bize uygun bir ev var ve vakti gelince biz onu bulup tutacağız.

Eşyalarımın bir kısmını gelecek hafta sonu taşıma şirketi paketleyecek. Yurtdışına götürmeyeceğim kısmını da yavaş yavaş görümcemle birlikte paketleyip küçük odaya istifliyoruz. Taşıma şirketi 20 günde eşyaların Almanya’ya gideceğini söyledi. İnşallah o zamana kadar o biryerlerde bizi bekleyen evi bulabiliriz.

Daha birçok soru işareti var. Hem aklımda hem yaşantımda hem de etrafımda bensiz dönen şu dünyada…Cevabını arayıp da bulamadığım, sorusunu bulup da soramadığım, yoluna koyamadığım….Sanıyorum o karman çorman yaptığım, düğüm düğüm olduğunu düşündüğüm ipin ucunu arıyorum. Tutup çekince her şey kendiliğinden oluverecek.

Hayatımı bir yabancı gibi dışarıdan izliyorum. Ben de herkes gibi bekliyorum…..