Tam 6 yıl önce, çekilen onda MR’dan ve o çektirdiğim MR’ları gösterdiğim, birinden birine sevk edildiğim doktorlardan sonra, ismini daha önce hiç duymadığım bu hastalığa sahip olduğumu öğrendim. İnanmadım önce… İnternette araştırdım. Meğer ne çok AS hastası varmış. Bu hastalığa sahip olanların sorunlarını paylaşmak için kurdukları bir forum sitesi ve AS Derneği olduğunu da öğrendim. Rahatlamıştım biraz. Bu dünyada yalnız ben değildim bu acıları çeken. “Düşenin halinden ancak düşen anlar” derler ya, benim çektiğim acıları da ancak AS hastası biri anlar.
İşte tam 6 yıl önce kullanmaya başladığım ve bu süre zarfında her akşam yatmadan önce kendisine başvurduğum, can dostum kadim arkadaşım ve onsuz ne yapacağımı hala kara kara düşündüğüm “Rantudil-forte” (kas gevşetici-ağrı kesici) den ayrılmış bulunmaktayım. Muhtaç olduğum, bir gün bile yanımdan ayırmadığım sevgili dostumdan özür dileyerek, belirli bir amaç uğruna kısa süreliğine bıraktım kendisini. Bakarsın bu amaç neticesinde iyileşirim, bir daha görüşemeyiz. Kim bilir?
Şimdiye kadarki yazdıklarımı okuyanlar merak içinde bu hastalığı araştırmaya başlamış olabilirler diye 6 yıl boyunca acaba bu hastalığa bir çözüm bulabilmişler midir diye dolaştığım internet sayfalarından bilgiler yazmak istiyorum, ilgilenen olur diye….
Ankilozan Spondilit nedir?
ankilozan spondilit ağrılı, ilerleyici bir romatizmal hastalıktır. Temelde omurgayı etkilemekle beraber, diğer eklemleri, kiriş ve bağları da etkileyebilir. Bazen göz, akciğer, barsak ve kalp tutuluşu da görülebilir. Nedeni tam olarak bilinmemektedir.
İşte tam 6 yıl önce kullanmaya başladığım ve bu süre zarfında her akşam yatmadan önce kendisine başvurduğum, can dostum kadim arkadaşım ve onsuz ne yapacağımı hala kara kara düşündüğüm “Rantudil-forte” (kas gevşetici-ağrı kesici) den ayrılmış bulunmaktayım. Muhtaç olduğum, bir gün bile yanımdan ayırmadığım sevgili dostumdan özür dileyerek, belirli bir amaç uğruna kısa süreliğine bıraktım kendisini. Bakarsın bu amaç neticesinde iyileşirim, bir daha görüşemeyiz. Kim bilir?
Şimdiye kadarki yazdıklarımı okuyanlar merak içinde bu hastalığı araştırmaya başlamış olabilirler diye 6 yıl boyunca acaba bu hastalığa bir çözüm bulabilmişler midir diye dolaştığım internet sayfalarından bilgiler yazmak istiyorum, ilgilenen olur diye….
Ankilozan Spondilit nedir?
ankilozan spondilit ağrılı, ilerleyici bir romatizmal hastalıktır. Temelde omurgayı etkilemekle beraber, diğer eklemleri, kiriş ve bağları da etkileyebilir. Bazen göz, akciğer, barsak ve kalp tutuluşu da görülebilir. Nedeni tam olarak bilinmemektedir.
AS’in şifası var mıdır, tamamen iyileşir mi ?
Ne yazık ki hayır. Steroid olmayan yangı giderici ilaçlar(ki burada benim dostumdan söz ediliyor) ağrıyı azaltırlar, rahat bir uyku ve genel iyilik sağlarlar. Ancak, ilaç kullanmak tedavinin sadece bir bölümüdür. Uygun egzersizlerin yapılması AS tedavisinde çok önemli bir yer tutar. İlaçlar bu egzersizleri ağrısız olarak yapabilmenize yardımcı olur. Unutmayınız ! Tedavinin temeli egzersizlerdir.
Bu hastalık nasıl sonuçlanır, ne olurum ?
AS tüm hastalarda aynı gidişi izlemez. Hastadan hastaya farklılıklar gösterebilir. Genellikle, belirtiler yıllar boyunca gelir ve gider, çeşitli aralıklarla tekrarlar. Klasik olarak önce bel bölgesi sertleşir, sonra bu sertlik omurga boyunca yukarı doğru boyun bölgesine dek ilerler ve omurganız öne eğik bir şekilde hareketsiz kalır. Uygun tedavi edilmeyen bir hastada gelişecek klasik vücut pozisyonu, kalçalar ve dizlerde bükülme, omurgada (bel, sırt ve boyunda) hareketsizlik, sırtta kamburlaşma ve bombe bir karın şeklindedir.
AS’de ne olmaktadır ?
AS’de ilk tutulan bölge sıklıkla leğen kemikleridir. Buna farklı zamanlarda bel, göğüs kafesi ve boyun bölgeleri tutuluşları eklenir. Bu bölgelerde, kiriş ve bağların kemiğe yapıştıkları yerde ortaya çıkan yangı temel bozukluktur. Bu yapışma yerlerinde aşınmalar meydana gelir. Yangı yatışırken, iyileşme sürecinde yeni kemik oluşumları ortaya çıkar. Kiriş ya da bağlardaki elastik dokuların yerine kemik dokusunun geçmesiyle, harekette azalma olur. Yangısal olayın tekrarlamaları sonucunda kemik oluşumları artar ve omurga kemikleri kaynaşarak bütün bir hal alırlar ve bu da hareketlerin kısıtlanmasıyla sonuçlanır. Hastalığın başlangıç dönemlerindeki hareket kısıtlılığının nedeni, ağrı ve kas kasılmalarıdır ve bu dönemde ilaç kullanımı ile düzelir. Ancak, ileri dönemdeki kemiklerdeki birleşmeden sonra ortaya çıkan hareket kısıtlılığı geriye dönmez. Bunun engellenebilmesi ya da yavaşlatılabilmesi için, egzersizlerin düzenli olarak yapılması şarttır.
Gebelik
Genellikle bilinen, gebeliğin AS’de bir problem olmadığıdır. Gebelik nedeniyle hastalıkta alevlenme ya da gerileme ortaya çıkmaz. Eğer ciddi kalça sorunu varsa, sezaryen ile doğum gerekli olabilir. Gebelik süresince bebeğin büyümesi, omurganın eğilmesine ve ayakta dururken ağrıda artmaya neden olabilir. Ağırlığı omurga üzerinden alıp yayan gebelik desteklerinin kullanılması yardımcı olabilir. Gebeliğin ilk 12 haftası ve son 4 haftasında yangı giderici ilaçların bırakılması uygundur. Emzirme döneminin sona ermesine kadar da, ilaç kullanımına yeniden başlanmaması iyi olur. İlaç kullanmak yerine, egzersiz programınızı arttırmayı deneyebilirsiniz. İlk 12 haftadan sonra, gebelik normal seyrediyorsa ilaç kullanmak yerine sıcak su havuzlarında yapılacak su banyolarının uygulanması yardımcı olabilir.
(Dr Kazım Çapacı’dan alıntıdır)
Asıl önemli konu, yani önümüzdeki yaklaşık 1 sene boyunca beni ilaçlarımdan uzaklaştıracak ve bir süre ağrılarımla baş başa bırakacak amacım, Gebelik:
Bu ara google sayfalarında sıkça araştırdığım, sabahları kalktığımda ve akşamları oturduğum yer bana dar geldiğinde “bu konuyu tekrar mı düşünsem” dediğim, kendimden çok etrafımdan destek beklediğim, bu satırları yazma sebebim, mühim konu…



canımcım öncelikle sana diyeceğim şudur ki; sanırım ben de Ayşen sendromuna yakalanıyorum:P zaman zaman yakındığım bel ağrılarının, yere oturduğumda kalkmak için canımı acıtan türlü çeşitli esneme hareketi yapmak zorunda oluşumun nedeni bu olabilir mi yoksaaaaa?
YanıtlaSilneyse... fikrinden cayma be çikolatalı sütüm. belik şuan için seninle nedenlerimiz tümden aynı olmasa da aynı tedirginlikleri yaşıyoruz. sanırım en çok da bu sebeple birbirimize güç vermeliyiz. bu duruma hiç bir zaman hazırlıklı olunamayacağını söylüyüyor yaşamış olanlar. dolayısıyla yaşayıp, öğrenilebiliyor demek sadece. adaanıımcığımın dudu kuşunun gözüne aşla her baktığında "evet, evet, kesinlikle! diyorum ben laf aramızda. hem ne bilelim hayatın en büyük mucizesi belki de senin vücudun için de iyileştirici bir etki yapar. olamaz mı? inanırsan neden olmasın?
ps: belik ve aşla diye bişi yok:) bizzat uydurmuşum:)) belki ve aşkla olacaktı... düzeltir, tüm sevgili okur kişilerinden özür dilerim...:P he he he
YanıtlaSilöpüyorum seni...
YanıtlaSilbu dünyada beni de anlayan birkaç kişi olduğunu bilmek ne kadar güzel :'(