Tarih bir yil önce bugündü.Tüm sevdiklerimi arkamda birakip ve tüm bildiklerimi unutup saat 16:30 Ist-Münih ucagina binip buraya geldim.
Evimi Almanyaya gönderdikten sonra uzun bi süre beni evine kabul eden Füsun ablamin oturma odasinda, heyecandan sabaha kadar uyuyamamis olsam da, tam anlamiyla kalkip hazirlanmaya basladigimda saat 10 civariydi. Saat 12 de Fabrikadan bir arac beni almaya gelecekti ve ben anahtari Füsun ablaya verip vedalastiktan sonra fabrikadaki diger Hava Alanina gidecek arkadaslari almaya gidecektik. Bilgisayarda biraz oyalanip, birkac bisey yedikten sonra beni hic yanliz birakmayan cnm arkadasim Nursema aradi. Yeni uyanmis :) benim coktan gitmis olmam korkusuyla hemen telefona sarilmis :) Birkac dakika sonra da kapida belirdi. Bavullarimi tasimaya yardim etti ve beraber asagiya indik. Saat 12 de gelmesi gereken arac yarim saat 45 dakika gecikti. Hafiften atistiran yagmurun altinda sütüm ile birlikte, beraber gecirdigimiz güzel günleri konustuk, aglastik. Zaten aglamaya o kadar müsaittim ki....
Evimi Almanyaya gönderdikten sonra uzun bi süre beni evine kabul eden Füsun ablamin oturma odasinda, heyecandan sabaha kadar uyuyamamis olsam da, tam anlamiyla kalkip hazirlanmaya basladigimda saat 10 civariydi. Saat 12 de Fabrikadan bir arac beni almaya gelecekti ve ben anahtari Füsun ablaya verip vedalastiktan sonra fabrikadaki diger Hava Alanina gidecek arkadaslari almaya gidecektik. Bilgisayarda biraz oyalanip, birkac bisey yedikten sonra beni hic yanliz birakmayan cnm arkadasim Nursema aradi. Yeni uyanmis :) benim coktan gitmis olmam korkusuyla hemen telefona sarilmis :) Birkac dakika sonra da kapida belirdi. Bavullarimi tasimaya yardim etti ve beraber asagiya indik. Saat 12 de gelmesi gereken arac yarim saat 45 dakika gecikti. Hafiften atistiran yagmurun altinda sütüm ile birlikte, beraber gecirdigimiz güzel günleri konustuk, aglastik. Zaten aglamaya o kadar müsaittim ki....
Arac geldiginde Hava Alanina coktan gec kalmistik. Söfor, anahtari Füsun ablama birakmama homurdandi, söylendi. O nedenle daha önce vedalasamadigim arkadaslarimin önüne kadar gidip, Füsun ablama anahtari verip, sarilip aglasip kosarak arabaya geri döndüm. Benim Bölgeye geldigimi gören diger arkadaslarimdan daha sonra sitem dolu telefonlar aldim. Ama benim bi sucum yoktu.
Fabrikaya gittigimizde Erden, Tolga, Hayriye ve diger hava alani yolculari bizleri bekliyordu. Onlarla da vedalasirken göz yaslarimi tutamadim. Hic beklemeden yola koyulduk.
Daha önce bircok kez Hava alanina gitmistim Cerkezköyden. Ama ilk defa bu kadar uzun, bu kadar buruktum. Sansliydim aslinda. Giengene giden 2 kisi vardi fabrikadan. Onlarla beraber ayni ucaktaydik ve beni Cagataya onlar götürecekti. Bu kadar moral bozuklugu icindeyken, bir de yön bulma problemim olmayacakti.
Dumanli ve soru isaretleriyle dolu bir kafayla 16:30 Münih ucagina bindim. O andan sonra kalbimdeki burukluk yerini heyecana birakti. Nasil bir yere gidiyorum? Nasil insanlarla muhatap olacagim? Beni nasil bir hayat bekliyor?
Bir yil sonra bile, yasadiklarim o kadar net o kadar taze ki, gözümden yanagima dogru süzülen yaslari engelliyemiyorum.O zamanlar diyordum ki: "keske gözlerimi acsam kapasam da biraz zaman gecmis, ben oraya yerlesmis ve adapte olmus olsam" Gercekten de zaman arzu ettigim kadar hizli gecti. Getirdikleriyle ya da alip götürdükleriyle......



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder